CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu’nun ”CHP’yi karıştırmaya yönelik sarayın bir talimatı var” iftirasına çok sert karşılık verdi.

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Saray düğmeye bastı, bazı milletvekili arkadaşlarımız da buna alet oldu” iftirasına çok sert karşılık verdi.

‘BASİRETSİZLİĞİNİZİ İFTİRAYLA KAPATAMAZSINIZ’
İnce, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Saray düzenine muhalefet edersen dış mihrakların, basiretsiz CHP yönetimine muhalefet edersen sarayın adamısın! Alayınıza Hayır! Bana Sarayın talimatıyla hareket ediyorsun diyen kişinin alnını karışlarım, dünyayı dar ederim, basiretsizliğinizi iftirayla kapatamazsınız” dedi.

YILMAZ ÖZDİL NEDEN KILIÇDAROĞLU’NA “GUGUK KUŞU” DİYOR?
Ulusalcı yazar Yılmaz Özdil de, uyguladığı yanlış politikalar sonucunda seçim üstüne seçim kaybeden ve halen koltuğu bırakmayan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu sert eleştirenler arasında. Yılmaz Özdil, CHP liderini “Guguk Kuşu” diye tanımlıyor. Peki usta yazar neden bu tabiri kullanıyor? İşte Özdil’in 5 Kasım 2015 tarihli o yazısı;

 

GUGUK KUŞU

Guguk kuşu.

En tehlikeli…

En sinsi kuş türüdür.

Gözüne kestirdiği yuvanın etrafında dolanır, saksağan yuvası, ispinoz yuvası, ötleğen yuvası fark etmez, yabancı türlerin yumurtlamasını, kuluçkaya yatmasını bekler, uygun zamanı kollar, hedef aldığı yuva boş bırakıldığında, anında gelir, kaşla göz arasında bir yumurtayı yuvadan atar, kendi yumurtasını onun yerine yerleştirir, pırrr, gider.

Yuvanın sahibi geri döner, kendi yumurtalarından birinin dışarı atıldığını, onun yerine kendisinden olmayan yumurtanın monte edildiğini fark etmez, kuluçkaya yatmaya devam eder.

Guguk yavrusu, kendisini oraya monte eden annesi kadar tehlikeli, annesi kadar sinsidir. Hangi yuvaya bırakılırsa bırakılsın, kabuğunu öbür yumurtalardan en az bir gün önce kırar, bir gün önce doğar.

Böylece… Yuvanın gerçek evlatları imha edilir, guguk yavrusu kendisine ait olmayan yuvanın tek mirasçısı olur.

Kandırdığı, yuvasına yerleştiği ana’nın şefkatini, fedakarlığını, besleme, koruma kollama, büyütme içgüdüsünü sömürmeye başlar.

Vahametin farkında olmayan zavallı ana besler, besler, besler… Guguk yavrusu, kendisini besleyen ana’dan daha iri hale gelir.

Artık işi bitmiştir.

Yuvaya ihtiyacı kalmamıştır.

Ne yapar biliyor musunuz?

Yuvayı dağıtır.

Öyle gider.

Yeni CHP…

Guguk kuşudur.

Üç milyon altı yüz yetmiş beş bin dokuz yüz kırk birinci defa, belki bu defa anlaşılır umuduyla, tekrar yazıyorum… Yeni CHP’nin misyonu Yeni Türkiye’ci AKP’yi iktidarda tutmaktır.

Atatürkçüleri, yurtseverleri, ulusalcıları yuvadan dışarı atıp, ikinci cumhuriyetçileri, siyasal İslamcıları, Kürt milliyetçilerini, liboşları, cemaatçileri, soykırımcıları, tescilli ajanları, sorosçuları monte etmek… Gözümüzün içine baka baka “guguk kuşu operasyonu”dur.

Gaflet değildir.

Dalalettir.

Alt kadrolardaki insanlar Mustafa Kemal Türkiyesi ve devrimlerini korumak için çırpınırken, Yeni CHP’nin tepesine paraşütle indirilenlerin amacı, partiyi partisizleştirmektir. Kimliksizleştirmektir.

“Ne yaparsak yapalım kazanamıyoruz” duygusunu, “yenilgiyi kanıksama” duygusunu, Atatürkçü seçmenin zihninde kökleştirmektir.

Üstelik tüm bunları… CHP’yi yuvası olarak bilenlerin, adeta ana şefkatiyle sahip çıkanların, sevgisini, fedakarlığını, sömürerek yapmaktır.

Üç milyon altı yüz yetmiş beş bin dokuz yüz kırk ikinci defa,belki bu defa anlaşılır umuduyla, tekrar yazıyorum… CHP’yi geri almadan, Türkiye’yi geri alabilmek mümkün değildir.

“Sen kim oluyorsun da, bize bunları söylüyorsun” diyenler olabilir… İzah edeyim.

Gençliğe Hitabe’den aldığım yetkiyle söylüyorum.

Tıpış tıpış değil…

Defolup gideceksiniz kardeşim!