İmam Hatip mezunu emekli imam Mehmet Ali Öz, kendi çabalarıyla birçok resmi Osmanlı arşivine ulaşarak Mustafa Kemal Atatürk’ün soyağacını çıkardı.   Tüm bulgu, belge ve bilgileri “Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Soy Kütüğü” isimli kitabında topladı. (Günümüzde Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik iftiraların tekrar tırmanışa geçmesi nedeniyle bu haberi bir kere daha yayınlıyoruz!)

Emekli imam Mehmet Ali Öz kitabında Osmanlı arşivinden resmiş belgelerle, Mustafa Kemal’in annesi Zübeyde Hanım’ın babası Feyzullah Efendi’nin Selanik’in eski ailelerinden ‘Nakıpzadeler’in mensubu olduğunu ortaya koydu.

 

ATATÜRK ŞEYHÜLİSLAM VE MEVLEVİ ŞEYHİ TORUNU

Selanik’e ait nüfus defterinde bulduğu kayıtlara göre Zübeyde Hanım’ın 17. yüzyıl şeyhülislamı Feyzullah Efendi’nin, Mustafa Kemal’in babası Ali Rıza Efendi’nin de Selanik Mevlevihanesi’nin şeyhlerinden Ahmed Efendi’nin torunu olduğunu kanıtladı. Mustafa Kemal’in hem anne hem de baba tarafından öz be öz Türk ve müslüman olduğunu belgelerle ortaya çıkardı.

atatürk'Ün soy kütüğü

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Soy Kütüğü Kitabı

NEDEN ATATÜRK’E İFTİRA ATILIYOR?

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e, batı emperyalizminin köpekliğini yapan vatan haini çevreler tarafından, sürekli ve sistematik biçimde soyu ile ilgili iftira atılıyor.  Bunun sebebi Atatürk’ün fikir ve ideallerinin, ABD odaklı yeşil kuşak siyasal İslam projesi hainlerinin ülkeyi tam sömürge haline getirme hedefine ulaşmasına engel olması. İşte bu yüzden Atatürk hakkında mesnetsiz ve iğrenç iddialar ortaya atılarak isminin karalanması ve yetiştirilen cahil kuşakların bu iftiraları gerçekmiş gibi kabullenmesi amaçlanıyor.

 

AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI EMEKLİ İMAM YAPTI

Atatürk’ün adına siyasal islamcılar kadar Atatürkçü geçinen seçkinci sınıf da zarar vermektedir. Atatürk bu iki kesim tarafından halka yanlış tanıtılmaktadır.  Sırça köşklerinde oturan ve Atatürkçü olduğunu iddia eden sözde aydınlar Cumhuriyet kurulduğundan beri Atatürk hakkında halkı bilgilendirecek bir çalışma yapmamışlar, onun adını ve soyunu karalayan tezlere karşı koymamışlardır.

 

İNKILÂP TARİHÇİLERİ NE İŞ YAPAR? 

Dindar olduklarını iddia ettikleri halde Zübeyde Hanım gibi namazında-niyazında bir kadına utanmadan ve mesnedsiz şekilde olmadık iftiralar atan, hattâ binbir imlâ hatası ile dolu sahte belgeler bile uyduran tuhaf kafalı adamları bir tarafa bırakıyorum, zira onları ciddiye almak bile vakit israfıdır! Asıl mesele, üniversitelerimizdeki dünya kadar “İnkılâp Tarihi” kürsüleri, mebzul miktardaki “Atatürk Enstitüleri” ve “devrim” konusunda çalışan bir sürü kuruluş… Sözkonusu kürsüler, enstitüler ile vesaireler senelerden buyana dünya kadar yayın yapıyorlar… Bu yayınlarında nelerden sözedildiğini sizler de bilirsiniz: Atatürk’ün mavi gözlerinden, o gözlerde çakan kıvılcımlardan, devrim aşkından, Türkiye’yi nasıl çağdaş bir seviyeye çıkarttığından, Türk kadınını dünya standartlarının üzerine yükselttiğinden, vesaireden… Ama işin tuhaf ve acı olan tarafı, sözünü ettiğimiz enstitülerin ve üniversitedeki kürsülerin hiçbirinin bu devletin kurucusunun ailesi hakkında şimdiye kadar arşiv belgelerine dayanan ciddî bir yayın yapmamış olmaları…